Kelebeğin Rüyası Nerede Çekildi Hangi Şehirde Hastane Maden?

/ 4 Ocak 2018 / / yorumsuz
Kelebeğin Rüyası Nerede Çekildi Hangi Şehirde Hastane Maden?

Türk sinema tarihinin en ses getiren filmlerinden birisi olan Kelebeğin Rüyası nerede çekildi? Yılmaz Erdoğan’ın hem senaryosunu yazdığı, hem oyuncu kadrosunda yer aldığı hem de yönetmen koltuğunda oturduğu şaheser bir film olan Kelebeğin Rüyası hangi şehirde çekildi? Filmdeki ada, hastane ve maden sahneleri için hangi çekim yerleri kullanıldı? Bu konularda merak ettiğiniz tüm soruların cevabını bu yazıda bulabileceksiniz.

Bir dönem filmi olan ve gerçek hikayeden uyarlanan Kelebeğin Rüyası’nda Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu adındaki iki şairin, modernleşen bir madenci kentindeki memuriyet hayatları konu edilmektedir. İki şair memuriyetlerinin yanı sıra aynı zamanda edebiyatla ve sanatla da çok ilgilidirler. Şiirle içli dışlu yaşayan bu adamlar hayatlarına devam ederken Avrupa’da da büyük bir savaş yaşanır. Diğer taraftan 1940’lı senelerin vebası olarak adlandırılan veba hastalığı ne yazık ki iki karakterimizin de sağlığını çok ciddi bir şekilde tehdit etmektedir. Böylesine bir ortamda şairlerimiz ne yapacaktır, hayatlarına giren kadınlar onlara neler yaşatacaktır? Tüm bu soruların cevabını filmde bulabilirsiniz.

Filmin oyuncu kadrosunda Yılmaz Erdoğan’ın yanı sıra Mert Fırat, Kıvanç Tatlıtuğ, Farah Zeynep Abdullah ve Belçim Bilgin gibi isimler de bulunuyor. Türkiye’nin en iyi yabancı dilde Oscar aday adayı olarak gösterdiği ama adaylık unvanı alamayan film her şeye rağmen sinema eleştirmenlerinden tam puan almayı başarmıştı.

Kelebeğin Rüyası Filmi Nerede Çekildi?

Dönem filmi olması sebebiyle günümüz teknolojisinden uzak yerlerde çekilmeye çalışılan ve başarılı görsel efektlerle inandırıcılığı güçlendirilen Kelebeğin Rüyası filminin çekimleri Zonguldak, Karadeniz Ereğli ve Heybeliada bölgelerinde gerçekleştirildi. Maden sahneleri Zonguldak şehrinde geçerken hastane ve ada sahneleri de Heybeliada’da çekildi. Filme değer katan olaylardan birisi de hastaneydi. Tarihte birçok sanatçıyı ağırlayan Heybeliada Sanatoryumu’nun 7 yıldır kapalı olup yalnızca film için restore edilmesi, filmdeki emeği teyitledi.